İsmet (Masumiyet)
Fakültemiz tarafından düzenlenen ‘Düşünceler ve Kavramlar’ seminerler dizisinin beşincisi gerçekleştirildi. Fakültemiz Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet GÜZEL'in sunumunu yaptığı ve üniversite personelinin katılımıyla gerçekleştirilen seminerde bu hafta ‘İsmet’ kavramı irdelendi.
“İsmet, sadece Peygamberlere özgüdür”
Doç. Dr. Ahmet GÜZEL, ‘İsmet’ kavramının sözlükte engel olmak, men etmek, yasaklamak, gelebilecek zararları bertaraf edip korumak gibi farklı anlamlara geldiğini belirterek,  “Kavram ‘asm’ kökünden türemiş bir isimdir. Kelâm literatüründe ise Peygamberlerin günah işlememesi, irtikab etmesinin engellenmesi ve Allah tarafından günah işlemekten korunması gibi anlamlar ifade etmektedir.” dedi.
İsmet kavramının terim olarak incelendiğinde Allah’ın Peygamberlerini günah işlemekten, isyana düşmekten, yasak ve haramları irtikap etmekten koruması, bunları ona menetmesi, yasaklaması gibi anlamların çıkarılabileceğini dile getiren Doç. Dr. Ahmet GÜZEL, kavramın Allah’ın, Peygamberlerine bir lütfu olduğunu ifade ederek, “Bu tür bir koruma sadece Peygamberler için söz konusu olup, onların dışındaki insanların böyle bir imtiyazı yoktur.” şeklinde konuştu.
“Kur’ân-ı Kerim’de Peygamberlerin ismetine doğrudan değinilmiyor”
Kur’ân-ı Kerim’de İsmet sıfatının açıkça zikredilmediğini söyleyen Doç. Dr. Ahmet GÜZEL,  şöyle devam etti: “İsmet kavramı dolaylı olarak on üç âyette geçiyor ve korumak, kurtarmak, Allah'a sarılmak, tutunmak, iffetli olmak manalarında kullanılıyor fakat buna karşın bu âyetlerde doğrudan Peygamberlerin ismetine temas edilmiyor. Kur’ân’da, Peygamberlerin nübüvvet görevi verilmeden önce korunmuş olduklarını doğrudan ifade eden ibarelere rastlanmaz, ancak nübüvvet öncesi hallerini tasvir eden bazı açıklamalar mevcuttur.”
Peygamberler Neden Mâsum Olmalılar?
Doç. Dr. Ahmet GÜZEL, Peygamberlerin masum olmaları gerektiğine vurgu yaparak bunun gerekçelerini anlatan ayetlerden örnekler verdi. Doç. Dr. GÜZEL,  Peygamberlerin günaha düşmelerinin ya da bunun karşılığı olarak azabı hak etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, “Peygamberler, günah işleselerdi, şahitlikleri de kabul edilmezdi ki, bu durumda risaletlerinin bir anlamı kalmazdı. Onlar günah işleselerdi onlara uymak zorunluluğumuzdan bizim de onları örnek almamız gerekirdi ki bu durum bizim de günaha düşmemize sebep olurdu. Onlar iyiliği emredip, kötülüğü yasaklayan kişiler olarak, yasakladıklarını kendileri yapsalardı, bu bir anlam ifade etmezdi. Allah katından seçilen, seçkin, hayırlı kişiler olarak, onların günah işlemeleri mantıklı görülmemektedir.” dedi.
Farklı dinlere göre ‘İsmet’ kavramının ele alınış biçimleri hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Ahmet GÜZEL, konu ile ilgili yazılmış eserlerden örnekler sundu. Seminer, katılımcıların sorularının cevaplanması ve konuyla ilgili karşılıklı fikir alışverişinin ardından sona erdi.