Hürriyet-Sorumluluk


Fakültemiz tarafından düzenlenen Düşünceler ve Kavramlar başlıklı seminerler dizisinde bu hafta ‘hürriyet-sorumluluk’ konusu irdelendi. Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Halit Çalış’ın sunumuyla gerçekleştirilen seminere çok sayıda öğretim elemanı katıldı.

“Kur’an-ı Kerim’de hürriyet kelimesi yer almaz”

Prof. Dr. Halit Çalış, hürriyet kavramının tanım olarak soyluluk, azad edilmek, bağımsızlığına kavuşmak; bir kişi, zümre veya kurumun kanuni haklarını koruma ve kullanma serbestliği gibi çeşitli anlamları ifade ettiğini belirterek, “Eski Arap edebiyatında hürriyet kelimesi nadiren görülürken hür kelimesi ise köle olmayan, şerefli, soylu, her şeyin en iyisi anlamlarında kullanılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de ise hürriyet kelimesi yer almaz; ‘hür’, ‘tahrir’ ve ‘muharrer’ kelimeleri kullanılır. Bunlar sırasıyla ‘köle olmayan, hür’, ‘köleyi hürriyetine kavuşturma’ ve ‘adama’ anlamlarına gelir. Hadislerde kölenin karşıtı olan hür kelimesi ve aynı anlamdaki türevleri sıkça geçmektedir.” şeklinde konuştu.

“Akıl ve iradeye dayalı tercihte bulunabilme yetisi sadece insanda vardır”

Prof. Dr. Halit Çalış, sorumluluk kavramını ise kişinin kendi tercihlerinin sonuçlarını üstlenmesi olarak nitelerken, kavramın hukukta uyulması gereken bir kurala aykırı davranışın hesabını verme, tazminatla yükümlü tutulma, işlenmiş bir suçun gerektirdiği cezayı çekme gibi anlamları ifade ettiğini söyledi. Prof. Dr. Halit Çalış konuşmasını şöyle sürdürdü: “Emaneti insan üstlenmiştir. Zira akıl ve iradeye dayalı tercihte bulunabilme yetisi sadece insanda vardır. Kur’an-ı Kerim’de bütün mahlûkat içerisinde sadece insanın üstlendiği ifade edilen emanet (Ahzab 72) insanın, akıl ve hür iradeye dayalı yükümlülüğünü ifade eder.”

İnsanların sorumluluk alanları hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Halit Çalış, “İnsan olarak önce kendimize, daha sonra diğer insanlara, çevremize ve çevremizdeki varlıklara, Allah’a karşı sorumluluklarımız vardır. Bu sorumluluklar vicdani, içtimai ve dini sorumluluklar olarak farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Her insan, idaresine verilen ve yetki kullanma durumunda olduğu hususların sorumluluğunu taşır.” dedi.

“Hürriyet/tercih imkanı varsa sorumluluk var, hürriyet yoksa sorumluluk yoktur”

Hürriyet-sorumluluk-irade ilişkisi ile ilgili anlatımlarda bulunan ve bu ilişki üzerine örnekler sunan Prof. Dr. Halit Çalış, hürriyet ve sorumluluk arasında doğru orantı olduğuna dikkat çekerek konuşmasına şöyle devam etti: “Hürriyet varsa sorumluluk var, hürriyet yoksa sorumluluk yoktur. Sorumluluk hürriyet oranındadır. Hürriyetin tümüyle ortadan kalkması, sorumluluğun da tamamen ortadan kalkmasını doğurur. Hürriyet, tercihte bulunabilme imkânıdır. Tercih ise serbest iradeyi zorunlu kılar. İnsanlar serbest iradeleriyle ortaya çıkan tercihlerinin hesabını verirler. Serbest iradeye bağlı tercihin ortadan kalktığı durumlarda dini sorumluluk yoktur; fakat kul hakkını ilgilendiren yönler itibariyle maddi zarar tazmin edilir.

“Tercihte bulunan tercihinin sorumluluğunu taşımalıdır”

Hürriyetin şahsi sorumluluk gerektirdiğine vurgu yapan Prof. Dr. Halit Çalış, “Tercihte bulunan tercihinin sorumluluğunu taşımalıdır.” dedi. Prof. Dr. Çalış, toplumsal sorumluluk ile ilgili ise “Kolektif sorumluluğun anlam içeriği kültür değerlerine göre belirlenir. Etki gücü çok üst seviyededir. Sorumluluğun yerine getirilmesiyle elde edilecek başarılar tüm topluma ait olurken yerine getirilmediğinde ortaya çıkacak olumsuz sonuçlar da tüm topluma ait olmakta, olumsuzlukların sorumluluğunu tüm toplum üstlenmektedir.” şeklinde konuştu.

Seminer, katılımcıların sorularının cevaplandırılması ve konuyla ilgili karşılıklı fikir alışverişinin ardından sona erdi.